HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 12 Kategoride 1698 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinlileri başladı

27 Mayıs 2023 - kez okunmuş
Ana Sayfa » Edirne»Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinlileri başladı
Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinlileri başladı

Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinlileri başladı

Mustafa Helvacıoğlu: “Coğrafi işaretli ürünlerimizi öne çıkarmalıyız”

Cumhurbaşkanlığı himayesinde öncülüğünde kutlanan “Türk Mutfağı Haftası” çerçevesinde,
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Edirne Valiliği’nin destekleriyle, Keşan Belediyesi, Keşan İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası, Keşan Ticaret Borsası, Keşan Kahveci Lokantacı ve Otelciler
Odası, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitimi Merkezi ve Trakya Emekçi Kadınlar Kooperatifi
işbirliğinde düzenlenen Keşan etkinlileri 25 Mayıs 2023 Perşembe günü başladı.
Keşan İlçe Milli Eğitimi Müdürlüğü Halk Eğitimi Merkezi bahçesinde düzenlenen ve saat 13.00
sıralarında başlayan etkinliğe; Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, Trakya Üniversitesi Genel
Sekreter Yardımcısı ve Salık Kültür ve Spor Dair Başkanı Burak İşçimen, İl Kültür Müdür Yardımcısı
Kenan Koçak, Keşan İlçe Jandarma Komutanı Gökhan Çam, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim
Kurulu Başkanı İsmail Şapçı ve yönetim kurulu üyeleri, Keşan Ticaret Borsası Meclis Üyesi Adnan İnan,
Keşan Kahveci Lokantacı ve Otelciler Odası Başkanı Hüseyin Çakmak, Keşan Tuhafiyeciler ve
Manifaturacılar Odası Başkanı Hasan Kocaman, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitimi
Merkezi Müdürü Eylem Tanrıveri, Tekkoop Başkanı Ayşe Saz ve davetliler katıldı.
Etkinlikte konuşan Keşan TSO Meclis Üyesi Mustafa İşçimen, konuşmasında Türk mutfağının
tarihi hakkında bilgi verirken, şu ifadeleri kullandı: Atalarımız, konargöçer kısacası göçebe bir yaşam
tarzını benimsemişlerdi. Hal böyle olunca da beslenme stilleri bu koşullara göre şekil almıştı. Yani bu
dönemlerde Türk mutfağı avcılık faaliyetleri sonucunda et yemekleri ve doyurucu olması sebebiyle
hamur işleri arasında mekik dokuyordu. Tarihin ilk demlerinde göçebe ve konargöçer bir hayat
yaşayan Türkler, Uygur Türkleri sayesinde yerleşik hayata geçti. Ve daha önceleri göçebe bir yaşam
sürmelerinden sebep avcılık ve toplayıcılık yaparak elde ettikleri hayvansal gıdalarla beslenen
Atalarımızın, yerleşik hayata geçmeleriyle beraber tarımla da tanışarak; tarhana, peksimet vb. kuru
gıdaların temelini de bu dönemde attılar. Kısacası Türk mutfağı, yerleşik hayata geçiş ile beraber hızla
gelişim göstermeye başladı. Tarihte ilk olarak atalarımızın at eti, geyik eti, kımız vb. şeyler tükettiğini
biliyoruz. Lakin İslamiyet’ in kabulü ile beraber bu gıdalarında Türk mutfağından çıktığını, yerini dini
açıdan sakıncası olmayan sucuk, kebap, haşlama ve köfte gibi gıdalara bıraktığını söylememiz
mümkün. Atalarımızın en parlak dönemlerini yaşadığı dönemlerden biri olan Selçuklular zamanında
ise Türk mutfağı bambaşka bir hale evrildi. Un, Türk mutfağında sadece hamur işi tariflerinde değil
çorba, yemek vb. tariflerde de karşımıza çıkmaya başladı. Ekşili köfte, ekşili çorba, ekşili dolma vb.
yemeklerde Selçuklu zamanında Türk mutfağına girdi. Osmanlı İmparatorluğu zamanında ise en geniş
sınırlarına ulaşan Türk dünyası, mutfak konusunda da altın çağını yaşadı. Özellikle de İstanbul'un
fethinden sonra oldukça çeşitlenen ve saray mutfağı adı altında üst segment tariflere de ev sahipliği
yapan Türk mutfağının bugün bu denli popüler olmasının sebebi: Osmanlı İmparatorluğu diyebiliriz.
Cumhuriyetin ilanı ile beraber ise durum tamamı ile değişti. Osmanlı mutfağının ağır yemeklerini

yerini yavaş yavaş sebze yemeklerine bıraktı. Kuyruk yağı ile yapılan yemekler yerlerini tereyağı veya
zeytinyağı ile yapılan yemeklere bıraktı. Cumhuriyetin ilanı sonrası küreselleşme, kentleşme vb.
gelişmelerle hayatın hızlanması neticesinde ise tüm dünyayı etkisi altına alan fast food tüketimi
çılgınlığı Türkiye’ de de etkisini gösterdi. Ve hızla yapılıp, hızla tüketilebilen tarifler Türk mutfağını da
etkisi altına aldı. Neyse ki günümüzde tüm dünyayı kasıp kavuran mutfaklarda eskiye dönüş trendi
Türk mutfağını da etkisi altına aldı ve Türk mutfağında da geleneksel tariflere dönüş başladı. Türk
mutfağı, Türkiye’ nin ulusal mutfağıdır. Osmanlı kültürünün mirasçısı olan Cumhuriyet Dönemi Türk
Mutfağı hem Balkan ve Orta Doğu mutfaklarını etkilemiş hem de bu mutfaklardan etkilenmiştir.
Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir. Karadeniz mutfağı, Güneydoğu mutfağı, Orta
Anadolu mutfağı gibi birçok yöreler kendilerine ait zengin bir yemek haznesine sahiptirler. Yöreden
yöreye farklılaşan lezzetleri barındıran yeme-içme biçimleri, özel gün, kutlama ve törenlerde ayrı bir
anlam hatta kutsallık taşır. Türk Mutfağı, çeşit zenginliği ve damak tadına uygunluk yönünden olduğu
kadar birçok yemek ve yiyecek türü ile sağlıklı ve dengeli beslenmeye ve vejetaryen mutfağına
kaynaklık edebilecek örnekleri barındırmaktadır. Mutfağımız; özellikle dünya üzerinde Fransız,
İtalyan, Yunan, İspanyol mutfakları ile beraber üst trendte yer almaktadır. Güzel bir Balkan ve
Anadolu armonisi olan mutfağımızda yöresellik ve de unutulmaya yüz tutan lezzetlerin önem
kazanmaya başlaması bizleri son derece memnun etmektedir. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak;
sahip olduğumuz tescilli yöresel ürünlerimiz ile ilgili inovasyona ihtiyacımızı gelecek planlamamız
içerisine aldık. Ürünlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak için inovaktif çalışmalar yapmamız
gerekliliğinin farkındayız. Bu sebeple bölgemizdeki gastronomi aktiviteleri de önemli bir kurum
olduğumuzu ve her türlü desteklerimizi sürdüreceğimizi gururla ifade ediyorum.
Daha sonra söz alan Çakmak ise Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinliklerinin düzenlenmesinde
emeği geçen herkese teşekkür etti.
“Bizim mutfağımızın bir kültürü, benliği, kimliği var”
Etkinlik Keşan Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu’nun konuşmasıyla sürdü.
Türk mutfağının eşsiz kültürel miraslardan biri olduğunu dile getiren Helvacıoğlu, “Özgünlük
ve sentezi buluşturan bir varlığımız. Dünyada hangi mutfak var ki, bizim ki gibi kucaklayan olsun.
Mesela Şam Tatlısı deriz. Arnavut ciğeri, tatar böreği deriz. Mesela papaz yahnisi, Çerkez tavuğu yeriz.
Kebap, pilav, börek, güveç dünyaya duyurduğumuz Türk yemeklerindendir. Başlı başına sadece bir
yoğurt, binlerce yıllık mazisiyle Orta Asya günlerimize uzanır. Dünyanın her yerinde bu adla yani
yoğurt diye bilinir. Dünyada yemeklerimizle kazanmışız. Örneğin Fransa’ya, Almanya’ya Avrupa’ya
gidin, hamburgerciden çok dönerci görürsünüz. Bugün Almanya’da döner için günde 600 ton et
kullanılıyor. Bugün turistler Türkiye’den Türk lokumu, Türk kahvesi, Türk baklavası götürüyor.
Dünyanın her yerinden Türkiye’ye gastronomi turları düzenleniyor. Ve bir güzellik de şudur ki; bizim
mutfağımızın bir kültürü, benliği, kimliği var. ‘Sofra adabı’ dediğimiz bir şey var. Ekmeği kutsal bilir,
öpüp başımıza koruz. ‘Komşun açsa sen tok olamazsın’ deriz. Atmayız, atılacak gibi olanı da yine
değerlendiririz.” dedi.
“Zengin bir mutfak kültürümüz var”
Edirne’nin mutfak zenginliğine dikkat çeken Mustafa Helvacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Edirne’miz, Balkanlardan en çok göç alan yer. Haliyle bir Balkan zenginliği de var. Tava ciğerimiz,
badem ezmemiz var. Tarhana çorbamız, böreklerimiz, tatlılarımız, peynirlerimiz var. Keşan ise bu
zenginlikten en fazla faydalanmış yer. Mesela coğrafi işaretli ‘Satır Et’imiz dillere destan. Mesela
1965’ten beri diktiğimiz coğrafi işaret almış Siğilli Bamyamızın eşi benzeri yok. Yine işaret almış İpsala
Pirinci’miz aynı şekilde. Ciğer sarmamız bir efsane. Mahmutköy kuru fasulyemiz var. Mecidiye
kavunumuz var. Çamlıca bodur elmamız var. Çeşitli otlardan yapılan böreklerden tutun da turşulara
sarmalara kadar zengin bir mutfak kültürümüz var. Bugün adını sayamadığım birçok tadımız bu
etkinliğimizde var.”
“Gastronomi haritamızı çıkarmalıyız”
Keşan için gastronomi turizminin önemsenmesi gerektiğini dile getiren Mustafa Helvacıoğlu,
sözlerini şöyle tamamladı: “Gastronomi haritamızı çıkarmalıyız. Yöresel tariflerimizi kayda
geçirmeliyiz. Yemeklerimizi özellikle sosyal medya ve basınımızla tanıtmalıyız. Satır et ve ciğer
sarmamızı daha fazla duyurmalıyız. Coğrafi işaretli ürünlerimizi öne çıkarmalıyız. Yiyeceklerimize

ilişkin festivaller düzenlemeliyiz. Gıda işletmelerimizde yöresel yemeklerimizi öne çıkarmalıyız. Kadın
kooperatiflerimiz gözbebeğimiz. Onlara destekledik, desteği artırmalıyız. Yani özetle, geçit konumuna
bulunan Keşan’ımızın başlı başına yemekle, gastronomiyle zenginleşmesi kaçınılmazdır. İki günlük bu
etkinlik, bu açıdan çok önemli. Keşan’ımızda, yöresel ürün yemek yarışmalarımızla yöresel ürünler
satışımızla ve tadım günümüzle harika anlar yaşayacağız. Ben bu vesileyle, başta
Cumhurbaşkanlığımıza ve bu programları başlatan Sayın Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı
arz ediyorum. Kültür Ve Turizm Bakanlığı’mıza katkıları için minnettarım. Edirne Valiliği’mize kalpten
teşekkür ediyorum. Milli eğitim Müdürlüğü’müze, Keşan Ticaret Ve Sanayi Odamıza, Keşan Ticaret
Borsamıza, Keşan Kahveci, Lokantacı ve Otelciler Odamıza, Halk Eğitim Merkezimize ve TEKKOOP’a
teşekkür ediyorum.”
Konuşmaların ardından BSM Halk Oyunları Grubu gösterilerini sahneledi.
Daha sonra ise etkinlik kapsamında düzenlenen yöresel ürünler yemek yarışması
gerçekleştirildi.
Yarışmada; Şef Ufuk Karadağ, Keşan Ticaret Borsası Meclis Üyesi Adnan İnan, Keşan Ticaret ve
Sanayi Odası Meclis Üyesi Mustafa İşçimen, Keşan Lokantacı Kahveci ve Otelciler Esnaf Odası Başkanı
Hüseyin Çakmak, Keşan Belediyesi adına Seda Havale, Trakya Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı
ve Salık Kültür ve Spor Dair Başkanı Burak İşçimen ve Onursal Başkan Mukaddes Helvacıoğlu’ndan
oluşan jürinin tadımlarının ardından etkinlik sona erirken, yarışma sonuçları 26 Mayıs 2023 Cuma
günü açıklanacak.
Etkinlikte Belediye Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, stantları gezerek yiyecekler hakkında bilgi
aldı.
“Türk Mutfağı Haftası Keşan Etkinlikleri” Keşan Şehitlik Parkı önünde, 10.00-18.30 saatleri
arasında “Yöresel Ürünler Satış ve Tadım Günü” etkinliği ile devam edecek.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

İlgili Terimler :
TemaFabrika